Atalay, Çaldıran'daki infazı 'Çatışma' olarak gösterdi
Van'ın Çaldıran İlçesi'ne bağlı Buğulukaynak (Kel) Köyü'nde sağ yakalandıktan sonra infaz edildikleri ileri sürülen lise öğrencisi İbrahim Atabay ile 2 HPG'linin öldürülmesiyle ilgili verilen soru önergesini yanıtlayan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, 3 kişinin 'Teslim ol' çağrısına rağmen askerlerle girdikleri çatışma sonrası ölü ele geçirildiğini öne sürdü. İHD'nin hazırladığı rapor ve tanıkların ifadelerinde ise, 3 kişinin sağ yakalandıktan sonra öldürüldüğü belirtilmişti.
Van'ın Çaldıran İlçesi'ne bağlı Buğulukaynak (Kel) Köyü'nde 7 Ekim 2009 tarihinde sağ yakalandıktan sonra jandarma özel timleri tarafından infaz edildikleri ileri sürülen lise öğrencisi İbrahim Atabay ile HPG'li Sunullah Keserci (Sipan) ve Necmeddin Ahmed Hasan'ın (Necmi Afrin) öldürülmesiyle ilgili BDP Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın verdiği soru önergesi, İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından yazılı olarak yanıtlandı. Cevapta, infaz edildiği öne sürülen lise öğrencisi İbrahim Atabay'ın da 'PKK militanı' olarak gösterilmesi dikkat çekti. Olay günü Buğulukaynak (Kel) Köyü'nde bir grup PKK mensubu üyesinin bulunduğunun öğrenilmesi üzerine, Çaldıran Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan alınan arama kararına istinaden saat 12.00 sularında köye gelindiğini öne sürülen cevapta, 'teslim ol' çağrılarına uyulmadığı için çatışma başladığı ve çatışma sonucunda PKK üyesi üç kişinin öldürüldüğü iddia edildi. Lise öğrencisi İbrahim Atabay'ın da 'PKK militanı' olarak gösterildiği cevapta, olay sonrası Cumhuriyet Savcısının talimatı ile 9 Ekim 2009 tarihinde Mehmet Emin Atabay ve Sinan Atabay'ın 'örgüte yardım yataklık ettikleri' gerekçesiyle tutuklandığı, aynı evde bulunan 1993 doğumlu E.A.'nın ise ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı kaydedildi.
İHD'nin raporunu ve tanıkların ifadeleri ile çelişti
28 Ekim 2009 tarihinde Van'ın Çaldıran İlçesi'ne bağlı Buğulukaynak (Kel) Köyü'ne yapılan baskın sırasında sağ yakalandıktan sonra öldürüldükleri belirtilen lise öğrencisi İbrahim Atabay ile 2 HPG'linin ölümü ile ilgili rapor hazırlayan İHD Van Şube Başkanı Cüneyt Canış, 3 kişinin infaz edildiğine dair kuvvetli bulguların bulunduğunu belirterek, Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nu olayı araştırmak için göreve çağırmıştı. Hazırlanan raporda, olayın gerçekleştiği yer, şekli, bulgular, tanık anlatımları, maktullerin vücudundaki yaralar ile ateşli silah yaraları, barut, yanık izleri tüm hususların bir bütün olarak infazı açıkça işaret ettiği belirtilmişti. Ayrıca din görevlilerinin, yıkama işlemlerinde cenazelerdeki morarma ve eziklerin çokluğuna dikkat çekmesi de sağ yakalandıktan sonra işkence ile infaz edildiklerini güçlendiren bir katın olarak gösterilmişti.
İHD, 3 kişinin jandarma özel harekat timleri tarafından infaz edildiklerini kaydetmişti
Raporda konuyla ilgili şu tespitlerde bulunulmuştu: 'Heyetimizce, maktullerin yürüdükleri ve sağ yakalandıkları tepe noktasına yakın bir yerde lokal kan lekeleri görüldü. Dere yatağının olduğu yer olan öldürüldükleri üç ayrı noktada lokal alanlarda bol miktarda kan ve beyin, et parçaları ile kafatası kemik parçaları bulduk. Bunları muhafaza altına aldık. Bir çoban'ın (Osman isminde) maktulleri öldürüldükleri noktadan yaklaşık 500 metre mesafeden güney istikametinde 10 veya 15 kişilik şahısların arasında gördüğünü, buna ilk önce bir anlam veremediğini, daha sonra silah seslerini duyduğunu, korktuğu için olay yerine gitmediğini ifade etmiştir.' İHD yetkilileri, olayın JİTEM değil, jandarma istihbaratı içinde yer alan jandarma özel hareket timleri tarafından yapıldığını da vurgulamıştı.
'Bilgi vermiyorlarsa fatihalarını okuyun'
Öte yandan olayın tanığı olan ve halen Van F Tipi Cezaevi'nde bulunan Sinan Atabay ve Mehmet Emin Atabay'ın avukatları aracılığıyla verdikleri beyanları da İçişleri Bakanlığı'nı yalanlıyor. Olaydan 'Silahlı örgüte yardım yataklık' suçlamasıyla tutuklanan Sinan ve M. Emin Atabay avukatları aracılığıyla, konuyla ilgili ifadelerinin alınması için savcılığa başvuruda bulunmuştu. Sinan Atabay ifadesinde 'Olay günü evimize baskın yapıp ikimizi evde gözaltına aldılar. Daha sonra ikimizi M. Emin'in evinde ellerimizi bağlayıp bizi yere yatırdılar. Sonra yanımızda bulunan sivil giyimli bir kişi sürekli telsizle olay yerinde olan kişilerden bilgi almaya başladı. Biz olay yerinde olduğumuz için bütün telsiz görüşmelerine tanıklık ettik. O sırada yapılan görüşmede yanımızda bulunan kişi karşı tarafa, 'Konuşmadılar mı?' diye sordu. Karşı taraf da 'Bunlar bilgi vermiyor, konuşmuyorlar' dedikten sonra, yanımızdaki kişi 'Tamam konuşmuyorlarsa fatihalarını okuyun' dedikten sonra yoğun bir silah sesi geldi ve biz o an anladık ki İbrahim ve beraberindeki 2 HPG'liyi öldürdüler' diyerek olayın çatışma olmadığını belirtmişti.
DİHA
|